Ana sayfa

Feretiko Nedir?

Dünden Bugüne Feretiko

Feretikonun Özellikleri

Ürünlerimiz

Desen Çesitlerimiz

Feretiko Giyim

Basında Feretiko

Rize Tarihi

Rize Resimleri

Sık Sorulan Sorular

Bize Ulasın

M.Morgül

                        Ayzani İpekli Peştemalı

           

            Kütahya’nın Emet ilçesinde seçim çalışması için dolaşırken yaşlı bir kadının üzerinde gördüm; Rize’de “dolaylık” dediğimiz şekilde eteğine dolamıştı. Heyecanlandım, yanaştım, sordum.

            “Biz burda yaşlılar kullanırız bunu. İpeklisi de vardır. Gençlerimiz kullanmaz.” dedi.

Rize’de de yaşlılar kullanır bu peştemalı. Anlattım, sarıldım kucakladım. Kameraya aldım.

Emet’e gelirken Çavdarhisar’daki  AYZANOI (AYZANİ) antik bölgesinden, Zeus (Soz) tapınağının yanından geçmiştik. O peştamal ile Ayzani adı bir araya geldiğinde çarpıldım. Çünkü, o kadın bendim! Buralarda ben yaşamıştım!

Annemin ipekli peştamalı çeyiz sandığımda durur. Bir gün modern bir giysi yapar giyerim diye saklarım. Rize dokumasıdır. Çocukluğumda annemin, ninemin ve yaşlı komşularımın günlük örtüsüydü. Karadeniz’de hâlâ kullanılmaktadır. Bir adı da kara peştamaldır; siyaha çalar lacivert yollu desenlidir, sarımsı kırmızı ipekli kenarlıkları vardır.

Çoktandır görmediğim bir akrabamı görmüş  kadar heyecanlandırmıştı beni bu yaşlı kadın. Nazlatma derlemeye başladığımdan beri böyle heyecanlar yaşıyorum. Yaşayan bu kültürde binlerce yıllık izler var. Bu izler Uygur Kaşgari Hotan bezi dokumasına kadar götürüyor bizi.

Girdim bilgisunara, “ayzani” yazdım. Karşıma www.ahmetakyol.net” sitesi çıktı. Kazım Mirşan’ın bulgularından söz ediyor, Erzurum Cunni mağarasında, Trabzon’daki bir mağarada, Kütahya Çavdarhisar - Ayzani’de, Doğu Azerbaycan’da, Altaylarda ve Hakkari Taşlarında bulunan kabartmalar arasındaki benzerliği anlatıyordu. Aradığımı bulmuştum.

Bazı araştırmacılar mağaralardaki kalıntılarla bazı sonuçlara varırken, bense yaşayan kültürde bulduğum izlerle aynı sonuca varıyorum. Beni asıl bu heyecanlandırıyor.

“Ayzanoi” sözcüğü bana hiç yabancı değil. Bu, Aycanönü demektir. Rize şivesiyle AYZANOĞİ’dir. “Önü, ögü, ögi, oği” yer bildirir; Eminönü, İnönü gibi.  Örneğin, Rize’de “evin önü” anlamında, “evun oği” denir. Erzurum’da  “evün ögü”, Kars’ta “evin ögi” şeklinde söylendiği gibi.

Rize’de “c” harfi yerel şiveyle “tz” şeklinde çıkar. Yazarken “z” olarak gösterilmesi ondandır; “Aycan” ile “Ayzan” aynı isimdir. Azeri Türkçesinin Kaşgari Türkçesi olduğunu anımsarsak, “Azerbaycan” ile  “Ayzan-i” arasındaki bağı da kolaylıkla kurabiliriz.  

Antik şehirlerin defalarca deprem gördüğü bilinir. Depremlerin  zarar veremediği yaylalardan buralara yeniden ve yeniden insan inmiştir. Bu şu demektir, eğer yaylalar ana yaşam alanları olmasaydı insanoğlu varlığını devam ettiremeyebilir, üst üste uygarlıklar kurulamayabilirdi.

Şimdi soralım; yazın yaylada kışın sahilde yaşayan  Karadeniz insanının kültürü  nedir? Yayla-göçer kültürü nedir?

Annemin Rize dokuması ipekli peştemalını Osman Gazi’nin memleketi Kütahya’da, annesi Hayme Ana’nın (Halime Ana), Devlet Ana’nın eteğinde ve Emet çarşısında karşıma çıkaran kültür hangi kültürdür?

Kâzım Mirşan çok haklı. Çok geniş bir coğrafyada Ön-Türklerin izlerini görüyoruz.

Kimse bize burada misafir gözüyle bakamaz; annemin ipekli peştemalını sandığımdan çıkartır önüne koyarım.

Sevgilerimle.

25.7.2007

 

 
Anasayfa