Ana sayfa

Feretiko Nedir?

Dünden Bugüne Feretiko

Feretikonun Özellikleri

Ürünlerimiz

Desen Çesitlerimiz

Feretiko Giyim

Basında Feretiko

Rize Tarihi

Rize Resimleri

Sık Sorulan Sorular

Bize Ulasın

M.Morgül /1.1.2008

 

Çaykara’da Konuşulan Çok Eski Bir Türkçedir

 

Fonetik araştırmalarım sırasında Özhan Öztürk'ün Karadeniz Ansiklopedik Sözlüğünden alınmış bir cümleyle karşılaştım. Çaykara’nın Ogene köyünde konuşulan yerli şiveden alınmıştı ve Rumca diye örnek veriliyordu.

 

"avuto to oguzi gardeli en hayest, to tsimidithe tipo u koft" (bu ne akılsız çocuk böyle, beyni hiçbirşey algılamıyor)

 

Söz konusu cümleyi fonetik olarak çözdüğümüzde oldukça eski bir Kaşgari lehçesi ile karşılaşıyoruz. Amasya, Terme ve Tirebolu tarihini anlatan yazılarda bile yöre halkının Kaşka, Kaşgay, Kaskai olduklarından söz edilmektedir. Kaçkar dağları ve onun sahilleri için bir açıklama yapmaya gerek yoktur.

Bugünkü konumuz Çaykara’da konuşulan dilin Rumca olmadığı üzerinedir. Ya da, Rumca denilen dil, bizim eski Türk lehçelerimizden biridir ve Pelazglarla, Akkalarla ve Dor’larla Yunanistan’a gitmiştir; ki onlara bu isimleri de veren batılı yazarlardır.

Parantez içinde verilen çevirisi bu cümleyi başka bir dilmiş gibi göstermektedir. Oysa, kelime kelime çevirdiğimizde eski kaba şiveyle Rize Türkçesi  çıkmaktadır. Derlemeyi yapan kişinin kendi bildiği Türkçe eğer sadece İstanbul Türkçesi ise, elbetteki mevcut harfler de bu şiveyi yazmaya yetmeyecek, hatta İngilizce alfabe bile kullanacaktır, ki, yukarıda böyle olduğu anlaşılmaktadır.

Yerel Türkçe’deki  vurguları, harf düşmelerini, benzetmeleri bilmeyen birisi için, Çaykara şivesi oldukça uzak bir şivedir. Örneğin, “H” sesi, “kh” gibi gırtlaktan çıkartılır. “Odur” derken, son ses r harfi düşer, bazen  vurgulanan şeye göre baştaki “o” düşer, geriye DU kalır. “Ts” yazılan ses, yerli şivede “çay” derkenki gibi, “c-s” arasında bir sestir, fakat nedense yazarlarımızda bu sesi İngiliz alfabesiyle yazma eğilimi vardır. “Tsimidithe”, cimidisi olarak pekala yazılabilirdi. Arkeolojik yazılarda görüldüğü gibi tarih yazarlarımızda da özel isimleri yazarken Latinceye kaçma alışkanlığı vardır.

Örneğin, Bedri Dede (Mithridates) tarafından Trabzon’da kurulan krallığı daha sonra yöneten Laudice, doğrudan Lat Ece veya kraliçe Lat olarak yazılabilir. Çünkü adında var olan “ice”, zaten kraliçe demektir. Elbette, Lat ile Lât arasındaki Kaşgari lehçesi farkını bilmek de önemlidir, ki o zaman Laud yazmak gerekmezdi. Bu arada Karadeniz’e yakışan bir de kadın kraliçemizin olduğunu öğrenmiş oldunuz. Tur Apa’ların diyarına da bu yakışırdı.

Ben de zaten tarih yazarlarına değil, yöre insanına anlatmaya çalışacağım, ki onlar bu cümleyi benden daha iyi çözeceklerdir. Hiç okuma yazma bilmeyen Rizeli yaşlı birisinin doğal haliyle bu cümleyi söylendiğini hayal etmek burada önemlidir.

 

Ansiklopedide: "avuto to oguzi gardeli en hayest, to tsimidithe tipo u koft"

Rize şivesiyle:

Haudu da okuzun gerdeli, en haysi, du cimidisi, tepe, u, kofti.

        

Sözcükleri açalım:

Hau: Habu.  “Habu diyar…”  gibi, ön ektir.

Habudu (r): İşte bu odur. İhtimaldir ki türkülerimizde geçen” Habu diyar”  eskiden “habudur yar” idi.

Hau-du da; “da” hecesi Kaşgari Türk lehçelerinde geleneksel vurgu hecesidir. “İşte bunu vurguluyorum ki, anlamındadır.

Okuzun: Öküzün. Hızlı söylerken ses “ogzi” çıkar.

Gerdel:. Öküze verilen sulu yemek kabı, tahta kova. Gerdel kadar koca kafalı, çünkü öküzün kafası bu gerdele girecek kadar kocamandır.

En haysi: en hası, tam örnek.

Du: İdur, oyledu, öyledir. Kısaltılır, son hecesi söylenir; “DU“

Cimidi: Beyin, insanın tepesi. (Hakaret sırasında kullanılır) Kafa tasının benzetildiği, Kars’ta çömçe (kepçe), eski “com ici”, comizi, cimdzi, cimidi’dir. Cimidi’si kof,  comcesi boş, kepçesi boş demektir.

Cimidisi tepe, uu koftu: Tepesindeki cimidi o kadar kof’tur. Uuu kaa; O kadar çok.  “Uu” vurgulu ve inceltilir, ne kadar çok kof olduğunu bu “Uuu” ifade eder.

         Daha fazla sözü eski şiveyi bilenler söyleyecektir. Ayrıca bilenler bilir ki, yörede yaşatılan Şaman gelenekleri ve özel kaval işaret eder ki (Pan olmalı), Çaykara’lılar en eski Oğuz Kültürünü temsil etmektedirler.

         Anımsatma: Lat Ana, Didinana/Sümele/Kibele’dir. Lazca; Latca’dır, Latince’nin altındaki dildir.

         İlgilisine:

www.hermetics.org”,

 “www.birebir.net/detay.asp?d=mithridates”,

www.turkish-media.com/forum”, 

Bilgisunarda aramak için: Tirebolu Tarihi, Amasya Tarihi, Terme Tarihi.

 

 

 
Anasayfa